Bir Garibin Kısa Hikayesi ( Yani benim )...
Sizlere biraz kendimden bahsedeyim. Ben 3 şubat 1981 de İstanbul Kadıköy de dünyaya geldim. O sıralar ailem Heybeli ada da ikamet ediyorlardı.Babam gemici olduğundan beni annem büyüttü.birde ablam var. Çocukluğum heybelide geçti.Her gece mehtaba çıkamasam da orayı çok seviyorum. Anasınıfı ve ilkokul 2 ye kadar orda okudum. Sonra İstanbul un Pendik semtine taşındık. İlk okul eğitimimi orada tamamladım. Tabi okul dışında da hayatı yaşamaya devam ediyordum.Sonraları aklıma bir şekilde İmam Hatip Lisesine gitme fikri geldi ve orta okul kaydımı İmam Hatip Lisesinde almaya karar verdim. Gerçi o zaman çocuktuk öyle büyük kararlar alamıyorduk ama olsun bu kararı hayırlısıyla vermiş oldum. Neyse o zamanlar İmam Hatip sınavla alıyordu, sınavlarına girdim ve derece alarak okula kaydımı yaptırdım.Tabi o zaman bu günkü gibi diildi imam hatipler.Erişilmesi zordu ve oradan çıkanlar çok iyi yerlere gelebiliyorlardı.Neyse işin o yanını şimdi irdelemeyelim.Bilgisayarla tanışıklığım o senelerde başlamıştı.Siyah beyaz ekranlı windows 3.1 işletim sistemli makinelerdi bizim oyuncağımız.Orta okul yılları çabuk geçti tabi.Sonra liseye geldik tabi ben hala imam hatip deyim.Ozamanlar bizde lise 4 seneydi.biz lise 3 deyken bu imam hatipler için puan kırma olayı patlak verdi.Tabi bizde bir endişe doğmaya başladı.Hocalarımızın bize yaptığı kötülüklerden biri de bu yönde oldu.O zamanlar biz daha sistemi falan bilmezken hocalarımız bize 0.2 ile çarpılmanın fazla fark etmeyeceğini 2-3 soru fazla yaparsak bu farkı kapatabileceğimizi söylediler.bizde bilmediğimiz için tabi inandık.bazı arkadaşlar o sene okulu terk ederek açık liseye geçtiler sırf bu 0.2 meselesi yüzünden.biz dedik gemiyi terk etmiyelim.bu geminin fedakar kaptanlara ihtiyacı var dedik ve kaldık.4. sınıfa geldiğimizde (sene 1999) sınava bir adım daha yaklaşmıştık.Sonra ne olduğunu anlamadan kendimizi sınavdan çıkmış bulduk.Ama durum hiç de anlatıldığı gibi diildi.Yani 2-3 soru bizi kurtarmıyordu. o sene bizden 4 yıllık fakültelere giren fazla arkadaş olmadı.Bende tabi kazanamadım. O sene dershaneye başladım.tekrar girdim sınava.Bu seferde 4 yıllıklar nerdeeee.ben anca Sakarya üniversitesi Geyve meslek yüksek okulu bilgisayar programcılığını kazanabildim.Ama gittiğim yer öyle biryerdi ki benden sonrakilere de bilmeden görmeden yer seçmeyin dedim.Neyse 2 sene orda geçti ama güzeldi ne yalan söliyim.Göz açıp kapayana kadar bakmışız diplomalar alınıyo.Neyse aldık diplomamızı.akrabalar aklıma vekil öğretmenlik fikrini koydular o dönemler.benimde öğretmenlik hoşuma gider diyerekden o sene öğretmenliğe başvurdum ve çıktı. bi devlet oklunda bilgisayar öğretmeni oluverdim. valla çok güzel bir duyguygu.bence herkes kısa bile olsa hayatında öğretmenlik yapmalı.neyse bu arada tabi mezun oldukdan sonra her sene yapılan 4 yıllığa geçiş yani dikey geçiş sınavına da giriyordum.bilgisayar mühendisliğine geçmeyi çok istiyordum.ama o sene olmadı.ben de öğretmenlikden sonra farklı bi iş yapmaya karar verdim.gazete aldım tüm ilanlara cv mi yolladım ve bir pazarlama şirketi beni aradı.gittim görüştüm ve kendimi pazarlamacılıkda buldum.insan hiç iş deneyimi olmayınca düzgün bi iş bulması gerçekten zor oluyo.neyse verdiler elime 2500 $ lık süpürgeyi git dolaş bunu sat dediler.ya bi an dedim bunlar dalgamı geçiyo.neyse aldık elimize süpürgeyi düştük yollara.önce kapı kapı çocuk yuvalarını dolaştım istanbulun.kimse almıyor bunu.moralim bozuldu.bi işi becerememek gerçekten kötü bi duygu.ama bu cihazda alınır gibi diil ki.ama sonunda bi yuvaya sattım.adam polis muhabiriydi.kendi çocuk yuvası vardı.oraya satıverdim ama sanırım sonradan öğrendiimde parayı alamamışlardı.ama olsun ben sattım gözüyle bakıyorum.sonra farklı bi bölüme geçtim. ses ve görüntü sistemleri satışına.işe satış diye başladık ve sonra kendimi montajında buldum.projeksiyon ve plazmaların montajı.neyse o sene de dgs sınavına girdim.benim bi kuzen vardı oda 2 yıllık programcılık mezunuydu.oda o sene girdi ve dokuz eylül bilgisayar mühendisliğini kazandı ama ben kazanamadım.çok üzüldüm.çünkü ailem buna çok üzüldü.üzerime baskılar yaptılar.bende o sene onlara sölemeden askerlik tecili bozdurup askere gidicektim ki bi akraba tekrar girmemi istedi.ben de düşündüm ve çalışıp tekrar giriyim dedim kendime.sonra işden yılbaşından hemen sonra ayrılarak evde az da olsa çalışmaya başladım.sonra sonuçlara bi baktım ki çanakkale onsekiz mart üniversitesi bilgisayar mühendisliğini kazanmışım.önce şaşırdım ösym beni hiç sevmezdi hata mı yaptı acaba diye düşündüm ama yapmamışlardı.ve bunca yoldan sonra şuan çanakkale onsekiz mart üniversitesindeyim.olmuş yaş 25 ve ben daha 3. sınıftayım.ama olsun geç oldu ama nerden nereye geldim.benim için bu güzel bi duygu.azmin elinden bişe kurtulmuyo kısacası.şuan keyfim yerinde.en kısa zamanda okulumu bitirip hayatın kucağına kendimi tekrardan atmak istiyorum.eeee yaş geçiyo bi yerden başlamak gerekiyo çok geç olmadan.
Valla hayatın insana ne getireceği hiç belli olmuyor. O yüzden her an herşeye hazırlıklı olmak lazım...

1 Yorumlar:
Very pretty site! Keep working. thnx!
»
Yorum Gönder
<< Home